
Hukuki uyuşmazlıkların her zaman dava yoluyla çözülmesi gerekmez. Tarafların üzerinde serbestçe karar verebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında, mahkemeye başvurmadan veya devam eden dava sırasında ortak bir çözüm aranabilir. Bu noktada arabulucu, tarafların iletişim kurmasına ve uyuşmazlığın müzakere yoluyla çözüme kavuşturulmasına yardımcı olan tarafsız bir üçüncü kişidir.
Arabuluculuk; yargılama sürecine kıyasla daha hızlı ilerleyebilmesi, gizlilik sağlaması ve tarafların çözüm üzerinde söz sahibi olmasına imkân tanıması nedeniyle önemli bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Ancak her uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli olmadığı gibi bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Bu nedenle sürecin kapsamı, başvuru yöntemi ve hazırlanacak anlaşma belgesinin hukuki sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Arabulucu Nedir ve Ne İş Yapar?
Arabulucu; tarafları bir araya getirerek birbirlerini anlamalarını ve kendi çözümlerini üretmelerini kolaylaştıran, bağımsız ve tarafsız kişidir. Arabulucu bir hâkim veya hakem gibi uyuşmazlık hakkında karar vermez. Taraflardan birinin haklı, diğerinin haksız olduğuna hükmedemez ve tarafları belirli bir çözümü kabul etmeye zorlayamaz.
Arabulucunun temel görevi, taraflar arasındaki iletişimi düzenlemek ve müzakerenin sağlıklı şekilde yürütülmesine yardımcı olmaktır. Tarafların çözüm üretemediğinin anlaşılması hâlinde arabulucu, çözüm önerisinde bulunabilir. Bununla birlikte bu önerinin kabul edilmesi zorunlu değildir.
Türkiye’de arabuluculuk faaliyeti, temel olarak 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamında yürütülür. Arabuluculuk yapabilmek için gerekli şartları taşıyan kişinin eğitim ve sınav süreçlerini tamamlaması ve Adalet Bakanlığı tarafından tutulan sicile kaydolması gerekir. Güncel sicil ve arabuluculuk bürolarına ilişkin bilgilere Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Arabulucu Karar Verir mi?
Hayır. Arabulucu, mahkeme gibi bağlayıcı bir karar vermez ve taraflardan birini belirli bir anlaşmaya zorlayamaz. Sürecin sonunda anlaşılıp anlaşılmayacağına ve anlaşmanın hangi şartları içereceğine taraflar karar verir.
Arabulucu Tarafların Avukatı mıdır?
Arabulucu taraflardan herhangi birinin avukatı değildir. Her iki tarafa karşı bağımsız ve tarafsız davranmak zorundadır. Bu nedenle kişisel hukuki danışmanlık almak, taleplerin kapsamını belirlemek ve anlaşma şartlarının sonuçlarını değerlendirmek isteyen taraflar kendi avukatlarından destek alabilir.
Arabuluculuk Nedir ve Temel İlkeleri Nelerdir?
Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayan tarafsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen iradi bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Süreçte tarafların ihtiyaçları, talepleri ve çözüm seçenekleri ele alınır. Amaç yalnızca geçmişte yaşanan anlaşmazlığı tartışmak değil, uygulanabilir ve hukuka uygun bir çözüm oluşturmaktır.
Arabuluculuk sürecinin başlıca ilkeleri şunlardır:
- İradilik: Taraflar, dava şartı arabuluculukta toplantıya katılma yükümlülüğü bulunsa bile anlaşmaya zorlanamaz.
- Eşitlik: Taraflar süreç boyunca eşit haklara sahiptir.
- Tarafsızlık: Arabulucu hiçbir tarafın menfaatini diğerinden üstün tutamaz.
- Gizlilik: Aksi kararlaştırılmadıkça görüşmeler ve süreçte sunulan bilgi ve belgeler gizlidir.
- Tarafların kontrolü: Çözümün içeriğine arabulucu değil, taraflar karar verir.
- Özen ve bağımsızlık: Arabulucu görevini kişisel veya kurumsal baskı altında kalmadan yürütmelidir.
Arabuluculuk yalnızca mevcut uyuşmazlığı sona erdirmek için değil, taraflar arasındaki ticari, mesleki veya kişisel ilişkinin korunması bakımından da tercih edilebilir. Özellikle uzun süreli sözleşmelerde karşılıklı olarak uygulanabilir bir çözümün bulunması, tarafların iş ilişkisini sürdürmesine yardımcı olabilir.
Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk Arasındaki Fark Nedir?
Arabuluculuk, başvurunun hukuki niteliğine göre dava şartı ve ihtiyari arabuluculuk olmak üzere iki temel grupta incelenir.
Dava Şartı Arabuluculuk
Kanunda açıkça belirtilen bazı uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucu aracılığıyla çözüm aranması gerekir. Bu uygulamaya dava şartı veya zorunlu arabuluculuk adı verilir. Buradaki zorunluluk, tarafların anlaşması değil; dava açmadan önce usulüne uygun biçimde arabuluculuğa başvurulmasıdır.
Arabuluculuk yoluna başvurulmadan doğrudan dava açılması hâlinde dava şartı eksikliği gündeme gelir. Bu nedenle uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı dava öncesinde belirlenmelidir. Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamazsa son tutanak düzenlenir ve taraflar, koşulları bulunuyorsa dava yoluna başvurabilir.
İhtiyari Arabuluculuk
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında, kanunen zorunlu olmasa bile arabuluculuğa başvurulabilir. Buna ihtiyari arabuluculuk denir. Taraflar mahkemeye gitmeden önce başvurabilecekleri gibi görülmekte olan bir dava sırasında da bu yöntemi değerlendirebilir.
İhtiyari arabuluculukta taraflardan biri teklif sunabilir veya taraflar birlikte bir arabulucu seçebilir. Ancak aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar ve tarafların üzerinde serbestçe karar veremeyeceği konular arabuluculuğa elverişli değildir.
Hangi Uyuşmazlıklarda Arabulucuya Başvurmak Zorunludur?
Dava şartı arabuluculuğun kapsamı farklı kanunlarda düzenlenmiştir. Her olay kendi hukuki niteliğine göre incelenmekle birlikte başlıca uyuşmazlık alanları şunlardır:
- İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı talepleri
- İşe iade talepleri
- Kanunda belirtilen ticari davalardaki para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri
- Dava şartı kapsamına alınan tüketici uyuşmazlıkları
- Kiralanan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklar
- Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar
- Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Tarımsal üretim sözleşmelerinden doğan belirli uyuşmazlıklar
Bu alanların tamamında her talebin otomatik olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu düşünülmemelidir. Kanunda yer alan istisnalar, uyuşmazlığın konusu ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebilir. Örneğin bazı tüketici uyuşmazlıkları veya özel kanunlarda farklı başvuru yolları öngörülen talepler, dava şartı kapsamının dışında kalabilir.
Ayrıca arabuluculuğa elverişlilik ile dava şartı birbirinden farklıdır. Bir uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamına girmemesi, tarafların ihtiyari olarak arabulucu desteği alamayacağı anlamına gelmez.
Arabulucuya Başvuru Nasıl Yapılır?
Dava şartı arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın niteliğine göre yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde başvuru, bu işle görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yöneltilebilir. Uygun durumlarda başvurunun UYAP Vatandaş Portal üzerinden yapılması da mümkündür.
Başvuru sırasında tarafların kimlik ve iletişim bilgileri ile uyuşmazlığın konusu açık biçimde belirtilmelidir. Alacak talep ediliyorsa alacağın türü, dayanağı ve mümkünse miktarı doğru şekilde açıklanmalıdır. Eksik veya hatalı tanımlanan talepler, daha sonra açılacak davada dava şartının yerine getirilip getirilmediği konusunda tartışma yaratabilir.
Başvuruda Hangi Bilgiler ve Belgeler Gerekir?
Somut uyuşmazlığa göre değişmekle birlikte şu bilgi ve belgeler hazırlanabilir:
- Başvuranın kimlik ve iletişim bilgileri
- Karşı tarafın bilinen adresi ve iletişim bilgileri
- Uyuşmazlığın konusu ve talepler
- İş veya kira sözleşmesi
- Fatura, sipariş formu ve teslim belgesi
- İhtarname ve yazışmalar
- Ücret bordrosu ve işten ayrılış belgeleri
- Ödeme dekontları
- Talebi destekleyen diğer kayıtlar
Başvuru formunun doğru hazırlanması önemlidir. Örneğin işçilik alacağına ilişkin bir başvuruda talep kalemlerinin belirsiz bırakılması, dava aşamasında usule ilişkin sorunlar doğurabilir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Dava şartı arabuluculukta başvurunun ardından sistem üzerinden bir arabulucu görevlendirilir. İhtiyari süreçte ise taraflar birlikte arabulucu seçebilir. Görevlendirilen arabulucu, taraflarla iletişim kurarak toplantının tarihini, yöntemini ve sürecin işleyişini bildirir.
Görüşmeler yüz yüze veya şartların uygun olması hâlinde çevrim içi yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Taraflar toplantıya bizzat katılabilecekleri gibi kanunun izin verdiği ölçüde avukatları aracılığıyla da temsil edilebilir. Süreçte taraflara söz hakkı tanınır, uyuşmazlık başlıkları belirlenir ve olası çözüm seçenekleri değerlendirilir.
Görüşmeler sonunda üç temel sonuç ortaya çıkabilir:
- Tarafların tüm talepler üzerinde anlaşması
- Uyuşmazlığın yalnızca bir bölümü üzerinde anlaşılması
- Tarafların anlaşamaması
Sonuç ne olursa olsun arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir. Anlaşmaya varılmışsa ayrıca anlaşma belgesi hazırlanması önem taşır. Bu belgede yükümlülüklerin, ödeme tarihlerinin, tutarların ve diğer koşulların açıkça gösterilmesi gerekir.
Arabuluculuk Görüşmesine Nasıl Hazırlanılmalıdır?
Arabuluculuk görüşmesinden önce uyuşmazlığın hukuki ve mali boyutları değerlendirilmelidir. Tarafın yalnızca ideal sonucunu değil, kabul edebileceği alternatif çözüm seçeneklerini de belirlemesi müzakerenin daha verimli yürütülmesini sağlar.
Hazırlık aşamasında aşağıdaki sorulara yanıt verilmesi yararlı olabilir:
- Talebin hukuki dayanağı nedir?
- Talebi destekleyen belgeler nelerdir?
- İstenen tutar nasıl hesaplanmıştır?
- Anlaşma sağlanamazsa hangi hukuki yol izlenecektir?
- Ödeme planı veya farklı bir edim kabul edilebilir mi?
- Önerilen anlaşmanın vergi, sigorta veya icra bakımından sonucu var mıdır?
Görüşmeye Avukatla Katılmak Zorunlu mudur?
Kural olarak arabuluculuk görüşmesine avukatla katılmak zorunlu değildir. Bununla birlikte arabulucu tarafsız olduğu için taraflardan birine özel hukuki danışmanlık veremez. Taraf, kendi haklarını ve anlaşmanın sonuçlarını değerlendirmek amacıyla avukat desteği alabilir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklar, işçilik talepleri, kira uyuşmazlıkları ve taşınmazlara ilişkin anlaşmalarda belge imzalanmadan önce hukuki inceleme yapılması önemlidir. Çünkü imzalanan anlaşmanın sonradan dava konusu yapılması kanunda önemli ölçüde sınırlandırılmıştır.
Arabuluculuk Ne Kadar Sürer?
Arabuluculuğun süresi uyuşmazlığın türüne, taraf sayısına, taleplerin kapsamına ve görüşmelerin ilerleyişine göre değişebilir. İhtiyari arabuluculukta süreç çoğunlukla tarafların ihtiyaçlarına göre planlanır. Dava şartı arabuluculukta ise ilgili kanunlarda tamamlanma süreleri düzenlenmiştir.
Genel dava şartı arabuluculukta süreç, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırılır; zorunlu hâllerde bu süre bir hafta uzatılabilir. Ticari uyuşmazlıklarda ise kanunda daha uzun bir süre öngörülmüş olup süreç kural olarak altı hafta içinde tamamlanır ve zorunlu hâllerde iki hafta uzatılabilir.
Bu süreler her uyuşmazlığın mutlaka son güne kadar devam edeceği anlamına gelmez. Tarafların hazırlıklı katıldığı, belgelerin önceden sunulduğu ve çözüm seçeneklerinin açık şekilde değerlendirildiği dosyalar daha kısa sürede sonuçlanabilir.
Arabulucu Ücretleri Nasıl Belirlenir?
Arabulucu ücretleri, her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak belirlenir. Ücretin hesaplanmasında uyuşmazlığın konusu, taraf sayısı, görüşme süresi ve anlaşmaya varılıp varılmadığı etkili olabilir. Para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklarda, anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma tutarı üzerinden tarifedeki oranların uygulanması gündeme gelebilir.
İhtiyari arabuluculukta ücretin nasıl karşılanacağı taraflar ve arabulucu arasında belirlenebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça ücret ve masraflar taraflarca eşit şekilde karşılanır.
Dava şartı arabuluculukta anlaşma sağlanamaması durumunda ücretin belirli bir kısmı, kanunda ve yıllık tarifede öngörülen sınırlar çerçevesinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanabilir. Ancak dava sonunda bu tutarın yargılama gideri kapsamında sorumlu tarafa yükletilmesi mümkündür. Tarafların ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmadan katılmamasının da yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından sonuçları bulunabilir.
Güncel ücretler yıllara göre değiştiğinden sabit bir rakam vermek yerine, başvuru tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin incelenmesi gerekir. Resmî ücret tarifelerine Arabuluculuk Daire Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Hukuki Etkisi Nedir?
Tarafların anlaşmaya varması durumunda, mutabık kalınan şartlar bir anlaşma belgesine yazılır. Bu belgede ödeme tutarı, ödeme tarihi, taksitler, teslim veya tahliye yükümlülükleri, cezai şartlar ve diğer edimler tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmelidir.
Anlaşma belgesinin kapsamı konusunda sonradan dava açılamaması temel kuraldır. Bu nedenle tarafların yalnızca mevcut ödeme veya teslim koşullarını değil, ibra, feragat ve gelecekte doğabilecek sonuçları da dikkatle değerlendirmesi gerekir.
Anlaşma Belgesi İlam Niteliğinde Sayılır mı?
Taraflar, arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini görevli ve yetkili mahkemeden talep edebilir. Kanunda belirtilen şartların bulunması durumunda anlaşma belgesi, ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılabilir. Özellikle taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgeleri bakımından özel düzenlemeler bulunmaktadır.
Taşınmazın devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalarda ise kanundaki özel usul ve şerh şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Belgenin hukuki sonuçları uyuşmazlığın türüne göre değişebileceğinden standart metinler her dosya için yeterli olmayabilir.
Arabuluculuk Hakkında Sık Sorulan Sorular
Arabulucuya Başvurmak Dava Açmaya Engel Olur mu?
Dava şartı kapsamındaki bir uyuşmazlıkta arabuluculuk süreci anlaşamamayla sonuçlanırsa taraflar dava açabilir. İhtiyari arabuluculuk da tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak tarafların anlaşmaya vardığı hususlar hakkında sonradan dava açılamaması kuralı dikkate alınmalıdır.
Arabuluculuk Toplantısına Katılmak Zorunlu mudur?
Dava şartı arabuluculukta başvuru yapılması zorunludur; fakat taraflar anlaşmaya zorlanamaz. İlk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmamanın yargılama giderleri ve vekâlet ücreti açısından hukuki sonuçları olabilir. Bu nedenle davet yazısı ve toplantı bilgileri dikkatle incelenmelidir.
Arabuluculuk Görüşmeleri Gizli midir?
Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler gizlilik yükümlülüğü altındadır. Görüşmeler sırasında ileri sürülen teklifler, kabuller ve yalnızca arabuluculuk amacıyla hazırlanan belgeler kural olarak daha sonra delil olarak kullanılamaz. Bununla birlikte başka bir kaynaktan elde edilebilen bir belge, yalnızca arabuluculukta sunulduğu gerekçesiyle delil olma özelliğini kaybetmez.
Arabulucu ile Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Arabulucu, anlaşma sağlanamadığını gösteren son tutanağı düzenler. Dava şartı arabuluculukta bu tutanak, sonrasında açılacak dava bakımından önem taşır. Taraflar, dava açma şartları ve süreleri yönünden ayrıca hukuki değerlendirme yapmalıdır.
Arabulucu Avukat Tutulmasını Önerebilir mi?
Arabulucu, tarafsızlığını korumakla yükümlüdür ve taraflardan birinin hukuki danışmanı gibi hareket edemez. Ancak tarafların hukuki danışmanlık alma ve görüşmelere avukatlarıyla katılma hakları bulunmaktadır. Özellikle kapsamlı bir anlaşma belgesi imzalanacaksa belgenin sonuçlarının tarafın kendi avukatı tarafından incelenmesi yararlı olabilir.
Arabuluculuk; doğru hazırlanmış bir başvuru, etkili müzakere ve açık biçimde düzenlenmiş bir anlaşma belgesiyle uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözümlenmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte her dosyanın talepleri, süreleri ve hukuki sonuçları farklıdır. Bu nedenle arabulucu süreci başlamadan önce uyuşmazlığın dava şartına tabi olup olmadığı ve anlaşma seçeneklerinin yaratacağı sonuçlar somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.


